Sana Aşığım Deseydim
Bak nasıl kırıyor ufacık laflar insanı
bu ateş senin isteğinle yanmadı ki
söndür deyince sönsün
bu bir gülen,bir ağlayan yüzün
bana felaketler çağrıştırıyor
bana böyle davranma
ve öğren
kalbime senden daha çok acı verenleri
yani sen ehli değilsin bu işin
yakışmamış işte
git içeri ve değiştir
mimiklerini
bana bakarken
bir gece gökyüzüne bak
göreceksin
bana seni hatırlatan her şey ağlıyor
anılar karmakarışık esir aldılar ruhumu
sen giderken hangi aydı bilmiyorum
ızdırap ele geçiriyordu gönül tahtımı
her akşam kızıllığında
biliyor musun
sen gidince
bu şehir suni yaşamlara alıştı
sen geldiğinde kalbim
hiç bir şeye alışamamıştı
şimdi bana özlemden bahsetme
sana uzak beni yakan
bana aşktan bahsetme
belki sana anlatamam
hayır sana aşık değilim derim
ama inan
senden başka herşey bana yalan geliyor
hadi
'evet sana aşığım deseydim'
hiç bir şey değişmeyecekti ki
çünkü sen her savaşta kazanana aitsin
bense içimde çok savaş kaybettim
benim aşkım esir alındı
yüreğim sürgün edildi
yüzüne aşina olmak istediklerimden
hayat düşündüğün kadar kolay değil nur yüzlüm
eğer sana aşığım deseydim
merak ediyorum
sensizliğe yazılmış bu kaderi
değiştirebilecekmiydin
16,09,2006
Abdülkadir Karaca
Aynaya Dönüşen Gitar
| Yalnız bir gölgenin arkasındayım Kesik ruhumla Sana yürümekteyim Adın belli belirsiz,adın düşman Bir ayna arkasından sana bakmaktayım Yüzün aynada elinde bir gül Sana dokunmaktayım Adın ayna da Acım aynada Ruhum aynada Ve seni sormaktayım aynaya En güzel kim nidasıyla değil En çok acı veren kim diyerek Adın ayna da Cevap ayna da Susuyor ayna Çünkü biliyor senin bana verdiğin Her acıyı taşıyabileceğimi biliyor İsyanımın sana olmadığını biliyor Seni ne çok sevdiğimi biliyor Adın aynada Yüzün aynada Sen aynadasın Uzanmak,tutmak Sana dokunmak değil çabam Adın aynada Yüzün ayna da Ben bakıyorum aynaya Bakmak sana doyurmuyor Sevmek sana doyurmuyor Adın aynada Yüzün ayna da Ağlamak bile çare olmuyor Bir şiir meclisinde yaşıyorum Ve şairliğim aslında laf ebeliği Laf ebeliği yaparak seni sevmeye çalıştığımı Yada seni kendime aşık edebileceğimi zannediyorum Herşeyim aslında laf ebeliği Adın orda Ben aynanın arkasındayım Ben acı çekiyorum... Şimdi bir gitar tınısında seni görebiliyorsam Hani her şarkıda söylenen o güzellik sensin ya Hani o denizden çıkan peri kızı var ya İşte onu gördükçe sana bakıyorum Adın ayna da Yüzün aynada Ve sana bakmaya doyurmuyor hiçbir ayna Sen aynadasın Yüzün aynada Ben aynaya bakıyorum Sen aynadan gidiyorsun Bilmiyorsun ki güzelim,bilmiyorsun... Bir gizemli tılsım gibi Seni saklıyorum Şiirlerim seni saklıyor Yada laf ebeliğim Aslında üzerimdeki bu soğukluk Yıllar önce sönen kalbimi taşıdığımdan Ve nice zamandır işte oradayım Sana baktığım yerde Ve sende ordasın Şimdi olduğun gibi Adın aynada Yüzün aynada Sen aynadasın Sonra zılgıt yemiş bir fikir Aklıma takılıyor Aşk aslında bir yalan Biliyorum Peki o halde ben neden seviyorum Adın ayna da dağılıp kayboluyor Yüzün yüzünü çevirince aynadan gidiyor Arkandan gelmek istiyorum Gitmek bile sana yakışıyor Biliyormusun... Hiçbir zaman sevmek üzerimde güzel durmadı Bir çaba göster Güzelliğini çevir o aynaya Ey melekler şehrinin sahibi Ey güllerin üstünde güzellik Ey bir şair nefesiyle anlatılamayan Uğrunda şiirler yazılan Yollarında ölünen Sen gitmişsin Adın aynada kalmış, Yüzün aynada kalmış Bu nasıl büyü Şimdi kalbim yaralı bir kelebektir Avuçlarında ölümü bekleyen Bitecek Ama hangi kelebek Yeni baştan o masum tırtıl olabilir ki Ve tüm kelebekler Uçarken ölecekler Sen giderken Üstüne bir şiir bıraktım Dışarıda yağmur yağıyor Ve sen o yağmurda ıslanmıyorsun ya Hani Islanmasını bilmeyen Kadınlar gibi Adın ve yüzün aynada kalıyor Sen gidiyorsun Sen gittin diye mi Arkandan yağmur ağlıyor Bu şiir iki kişiktir Korku ve yalnızlık bürünmüştür üzerine Bir de bir şiirde söylenemeyecek cümleler Kimsenin bilmediği bir gitar tınısı Ve artık yorgundur gitarcı Dayanacak gücü yoktur Bir şiir yazılmıştır İçinde sana benzeyen her şeyin kullanıldığı Şiir seni anlatamamıştır Seni anlatacak tek şey Oradaki aynadır Adın o aynada kalmıştır Yüzün o aynada kalmıştır Seni seven bu adam Aynaya bakakalmıştır Bir gün Seni sevsede Senin gideceğini bilmektedir Ve o adam Seni severek Senin gidişini beklemektedir Ama ne olursa olsun Giderken yağmur olmasın olur mu Çünkü yağmur belki gözyaşı döktürür sana Yağmur acı verir belki Efkarlı bir sabaha uyan ve adın dilime düşsün Aynaya bakıyorum şimdi İçinde senin gözlerin olan Ellerin saçlarında Sen gittin Ben sana aşık,ben benden uzak Aslında bu ses yağmurun feryadıdır Çünkü yağmur bir aşkın arkasından ağlayabilmektedir Yağmur yağarken bir aşk bitebilmektedir Bir yağmurda her hangi birisi gitmektedir Belkide kalbini bırakıp Koparmaktadır,bırakmaktadır bir şeyleri ardında Ama sen nereye gidersen git Çünkü gittiğin kadar adın aynada Yüzün aynada Ben aynadayım Sana bakmaktayım Şimdi hiç bir şey seni anlatamıyor Gitar tınısı bile senden ayrı çalıyor Hayatta en güzel şey Vurulmaktır bir yalnızlığın nefesiyle Senin üzerinden bir şiir geçmekte Sana yazılmakta her şiirim Sen bilmiyosun Gidiyorsun işte Adın ayna da Yüzün aynada Ben aynanın arkasındayım Sen yoksun (Haziran 2006) |
|
Abdülkadir Karaca |
Denizkızı Efkarının Yazdırdıkları
Bu şiirin hikayesi:
18 temmuzda yazmaya başladım ve bitirmeden önce 20 temmuzda Akçakoca seyahati ardından da okul telaşına düştüm.10 ağustosta okurken şiiri tekrar yazmaya karar verdim.20 temmuza kadar yazdığım cümlelerin başharfleri büyük harfle başlıyor.bugün yazdıklarımda küçük harfle.
| Denizkızı Efkarının Yazdırdıkları |
|
Her Aşk Lafta Erimez
sen bu şehirden gidince
güneş gözlerinde gidince
değersizleşiyor İstanbul
seni sensiz anlatmanın anlamsızlığı
iki kelimeyi bir araya getiremiyorum
bak yine yutkundum hevesimi
söyleyemiyorum
seni ne kadar çok özlediğimi
her aşk lafta erimiyor
ben bitiremiyorum beynimde seni
üç beş günlük bir aşkı bitirir gibi
gönderemiyorum aşkını dönülmez sürgünlere
zindanlarımda binlerce aşk çürüten ben
ellerinde çürüyorum
lanet olsun
sana bunları söyleyemiyorum
aşk lafta erimez
sen beni sana uzak ve acıyan bildiğin kadar
ben acınacak haldeyim halbuki
aşkın kalbime mezar
yıllanmalı bu aşk yılların mayasında
yokluğuna tutunmak çabasında yok oluyorum
sen bu şehirden gidince
cüzamlı bir kadına dönüşüyor İstanbul
iğrenmemek elde değil
şiir yazamıyorum ne sana
nede istanbula
lafta erirse
çekip vuracağım şerefimi
bu aşk biterse benden yana
keseceğim kendi nefesimi
alma gözlerini gözlerimden
sana bakıpta ağlamamak mümkün mü
bundandır o geceki gözyaşım
acım cinnet geçirmiş gördün mü
sana zararsız,boğazlayacak kendini
erimek
bir öpüşünden sonra kazındı aklıma
en anlamlı sözcüğüm oldu
seni şifrelerken buldum yaşam kelimemi
her aşk lafta erimez
kurcalama benden olan anlayacak yazdığımı
bir yara bıraktın kalbime silinmez
sen bu şehirden gittikçe
sızım sızım hissettirecek kendini
ne tuhaf bir şiir bu
ama inan yazan beynim değil
kalbime söz geçirebilseydim
sen bu şehirden gittiğin an silerdim seni
neleri bilir bu şairde bir seni bilmez
seni artık sevmiyorum desem de bil
her aşk lafta erimez
20.03.2006
Abdülkadir Karaca
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Ayışığım
'Canımı yakan bir şeyler var yar
Söyleyemiyorum, yazamıyorum
Ben beni içimde öldürdüm ama
Kendi mezarımı kazamıyorum'
Bu ağıt düşüyordu Akçakoca’nın gece yarısına
Semada ilk kez bu kadar yıldız görüyordum
Benim şehrime küskün gökyüzünü
Senin mevsiminde yakalıyordum
Islanmış şakağıma suretin vuruyor
Yığılıyor kalbime tüm kötü bakışların
Bağışla diyorum
Önce kendini bağışla kalbim
Tahayyül ettiğinden fazla acı çekeceksin
Bilmediğin bir dilin ağıtın da teskin arayacaksın utanarak
Kaç devir atacaksın üstünden tepetaklak
Savaş kalbim
Bir gün başaracaksın
Muzdarip gölgelerle sebat etmek var kaderde
Serde senin sevdan
Beni senden başka bir şey tutamaz hiç bir yerde
Hatırımda yüzün yok diye kaç şiire tarih atmadım
Ayışığım
Düş demetlerinden yalansız bir yarın sunacağım sana
Hırçın Karadenize söylediğim sevda ağıdına yemin olsun ki
Bu mavi yeşil cennet diyarına inen meleklere yemin olsun ki
Gözyaşları idam edilmiş bir gelecek bırakacağım kucağına
Kirpiklerin ıslanmasın diye tüm acıları sürgün edeceğim olduğun yerden
O an anlar mısın seni en çok sevenin ben olduğumu
O zaman sana verdiğim değeri farkedebilir misin?
Yoksa yine ağlatır mısın alelacele ağzından çıkan bir kelimeyle
Ayışığım
Söylesene
‘Seni beklerim ben sonsuza kadar
Acını çekerim, yazılmış kader
Sözlerimi sensiz istersen eğer
Ben senle dolmuşum, susamıyorum’
Avucuna sıkıştıracağım bir gün kelimelerimi
Yüzüne bakıp hep seni sevdim diyeceğim Çınarda
Bu şiirin sana olduğunu öğreneceksin
Susacaksın
Kalacak ya da gideceksin
İsmi konulmamış bir sonu yazıyorum
Sen iyi ya da kötü bir kelimeyle
Son vereceksin şiirlerime
‘Seni senden bile fazla severken
Acımazsan bana, artık git dersen
Yaralı bir kuşum, yüreğim sersem
Kanadım kırılmış, uçamıyorum ‘
Hazin bir keman sesini boğacak gitarım
Sen kaçamak bakacaksın tellerin arasından
Yüzün gitarıma vuracak
Doğaçlama bir şiir okuyacağım sana
Nerden çıktı bu şiir diyeceksin
Sonra susacak gitar, ben susacağım
Yüzünü alacaksın gitarımdan
Yine aşık edecek beni bu enstrüman
Nefesimi kesecek senin kokun
Her halin ürpertiyor içimi ama
Ben en çok beni anlamamandan korkuyorum
‘Sesini duymazsam bitsin bu hayat
Yüzünü görmezsem görmeyim rahat
İçimde ciğerim kalbimle inat
Nefes alıyorum, yaşamıyorum’
Bir sabah yine senden uzağa gideceğim istemeden
Vedalaşmadan,sarılmadan
Kalkıp gideceğim geldiğim gibi
Uykunu seyredemeden gideceğim
Gideceğim...
Bu bir kara büyü, asi ağıdı
Konuştukça seni çözme gayretinde insanlar
Söylemeyeceğim adını
Hazan mevsimimi sana aşık geçireceğim
Son bir kelime çıkacak ağzımdan,
Güneş doğarken uykuna
Seni seviyorum diyeceğim
Hoş kal demeden
Gideceğim
Ağıdımı alacağım Akçakoca’nın gece yarısından
Yıldızlara küseceğim geldiğim şehir gibi
Ayışığım
Yüzünü saklayacağım göz ucumda
Susacağım
Bir şiir uğurlayacak beni otobüs garında
'Şimdi susma mevsimindeyim denizkızı
Ömrümün zemherisinde
Yüzün tadında bir zehirdeyim
Ellerindeyim ellerinde'
28 Temmuz 2006-Akçakoca Düzce
Abdülkadir Karaca
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::




